18 Kasım 2009 Çarşamba

elimi eteğimi çekersem dünya halinden..

cuma sabah ankara'da olacak olmanın mutluluğu ve heyecanının resmi bu.herkesin ayna anda orada olacak olmasının heyecanı.akşam hastaydım bak nasıl düzeldim!ilk plan pazar gitmekti şans oldu cumaya alabildim.şimdi zorlaya zorlaya perşembeye çektim ben onu.burdan çıksam koşarak giderim bu enerjiyle ama yorucu olur.yine bu enerjiyle alışverişe,hediye toplamaya,sinemaya,bide okula koşuyorum.bide bu sabah mutluluğun resmini çizebileceğime karar verdim.evet çok basit benim için.

11 Kasım 2009 Çarşamba

2 gecedir aynı rüyayı görüyorum.devamı yarın niteliğinde.dün gece ilk yarısını izledim sanki bu gecede devamını.okuduğum kitabın aynısı.fark olarak başrolde ben varım işte bir de o.kitabın adını veriyim konu anlaşılsın (masumiyet.müzesi).gözümü açtığımda gerçek sanıyorum bir süre.sonra farkediyorum.elim telefona gidiyo 2 sabahtır.gerçekten yaşıyorum bu hissi.rüyamda yanlarında içip içip sarhoş oluyorum.kimseyle konuşmuyorum.ikisine de cevap vermiyorum.başka bir yerde sarılıp ağlıyoruz,sonra aynı role devam ediyoruz.bu gece uyumak istemiyorum.bu tabloyu rüyamda bile görmek istemiyorum.bu kitabı okumak konusunda çok kararsızdım zaten,fazlaca merak ettiğim için başlamıştım.bu şekilde devam edemicem sanırım hayatıma kastediyo..
bu yazıyıda bu yaşadığımı hiç unutmayayım diye yazdım.

03 Kasım 2009 Salı

counting down

bu canm ailem dizisinde neden herkes birbirine bu kadar sahip çıkıyo.sürekli annem,ablam,babam,ayşem..gibi gibi hitap ediliyo.ne tatlılar.çokta samimi geliyo bana.sanki repliklerinde öyle yazmıyoda onlar oynarken öyle geliyo içlerinden gibi.tatlı yani.
şimdi ben yaz seven,güneş seven,kışın genel olarak mutsuz olan biri olarak bu havalardan şikayetim var.çok soğuk çook.daha şimdiden.izmirde hiç bu kadar üşüdüğümü hatırlamıyorum.daha geçen hafta kısa kollularla gezerken,bu sene kış böyle yumuşak yumuşak geçicek heralde derken nazar değdirdim.
başka bir sorunumda:neden ders çalışmam gereken zamanlarda böyle sanatsal yönüm depreşiyo birden.ders çalışmak gerekirken durmadan film izlemek,yeni kitaba başlamak,hatta sonra ne okıycanı bile planlamak,sinemaya gitmek.bunların hepsini ders çalışmam gereken zamanlarda daha daha yapasım geliyo.
ben bu sefer evime,anneme,arkadaşlarıma çok uzak kaldım.baya baya bi oldu gitmeyeli.böyle çılgın gibi sarılıp hırpalıcam hepsini.bi taraftanda iyi oldu.haddinden fazla özledim yani.daha çok özledikçe daha çok sevesim geliyo hepsini.tam 20 gün var gitmeme 6 belkide 7 gün kalcam.zamanın az olmasıda iyi.kimseyle özel durumlara giremeden geri dönücem.

30 Ekim 2009 Cuma

anne

-kuzucuk günaydın
-günaydın annee
-yeni mi uyandın.sen yeni kalkmışsındır diye günaydın dedim.
-yok anne saat 12
-ee napıyosun?dün balık yemişsin çok sevindim
-nası yanii.normalde yemiyomuydum ki?
-yok hastasın ya.iyi yapmışsın.burnun akıyo mu hala.sesin de iyi gibi
-iyiyim.birazdan okula gidicem işte.
-okulda da bişeyler ye ama
-okulda yemek yemeyi sevmiyorum ben anne
-evden bişeyler götür.poğaça yiycene peynir ekmek ye
-ben de öyle düşündüm aslında
-okulda da kendine uygun bişeyler bulabilirsin
-ne gibi?
-ayran iç meselaa :))
-tamam anne.öptüm çok
bugün ayran içicem okulda,annemin şerefine.
it's between you and me! (bu başkasına)

29 Ekim 2009 Perşembe

tanrım! sen sevdiğim insanları böyle abuk sabuk,kendini bilmez,olmamış adamlarla karşılaştırma.aşık olmasınlar onlara.ya da hadi oldular diyelim ilk yanlışta arkasına bakmadan dönüp gidebilsinler.o kadar güçlü olsunlar hepsi.hepsi güzel adamlara aşık olsun.iyi adamlara.
bide benim sakalım çıksın artık,çıksın ki sözüm geçsin.ya da ben terzi olsam kendi söküğümü dikemesem.bir gece içinde aynı anda bu kadar sinir harbi sağlığa zararlı.
daha 22 yaşındayım (23 olduğuma dair söylentilerde var ama bence 22!) ama bundan sonrasını düşünürken içimi bi korku kaplıyo.her açıdan.
açık seçik yazdım işte ne istediğimi.çok mu yani

22 Ekim 2009 Perşembe

bilmemkaç.temmuz.2005

kaçarak otobüse bindik hani..
ben kucağına yatıp ağladım hani..
hani uyanmıyım diye hiç kıpırdamadan durdun öyle saatlerce..
hani benim yolum senin yolun dedin ya..
işte o düştü aklıma bu gece

19 Ekim 2009 Pazartesi

annenin ankaradan gönderdiği pijamayı koklayıp o deterjan kokusunu alıp ağlamak!
annenin gönderdiği keki yerken ağlamak!hem yemek hem ağlamak ama :)